InYAZI

Milano

Sanki Milano, ünlü İtalyan markalarının mağazalarından oluşan koca bir alışveriş merkezi. Sanki lüks meraklılığı testini geçemeyenleri kabul etmeyen özerk bir bölge. Bu saçmalıkları bize düşündürten birileri hep oldu çevremizde. Hem de yıllar boyu. Buraya her bilet arattığımızı gördüğünde veya duyduğunda yanımızda bitiveren ve bizi vazgeçirmeye yemin etmişçesine kararlı olan bir iş arkadaşımız, sevgilimiz, dostumuz. Rotamızı her seferinde başka bir yere çevirmemizi sağlayan bir tanıdığımız. Oldu, olacaktır. Ne zamanki buna isyan ederek o bilet alınırsa, işte onun sonrasında tüm yanılmalar ortaya çıkacak. Genelde ülkemizdeki havayolu şirketlerinin en ucuz uçak bilet rotalarından biridir Milano. Bunda, mesafenin yakınlığı ve şehirde inebileceğiniz farklı havaalanları olmasının da etkisi büyük. Peki bunlar neymiş bir bakalım.

 

 

İstanbul’dan Milano’nun Malpensa, Bergamo ve Linate havalimanlarına uçmamız mümkün. Şehrin en büyük ve birincil havalimanı Malpensa (MXP). Türk Hava Yolları İstanbul’dan buraya direkt uçuyor. Buranın şehir merkezine uzaklığı yaklaşık 40 km. Ayrıca, Easyjet, Germanwings ve Air Berlin gibi düşük maliyetli havayolları da burayı kullanıyor. Eğer Malpensa’ya inersek buradan tren ve otobüs ile şehir merkezine ulaşabiliriz. Havaalanı Terminal 1’den hareket eden trenle Milano’daki üç tren istasyonuna da gidebiliriz. Fakat bence otobüse binelim. Ne de olsa Milano büyük trafik sorunu yaşayan bir şehir değil. Malpensa Shuttle veya Starfly (Autostradale) otobüs firmaları iyi yolculuklar diler. İkisinden birini tercih edebiliriz. (Tek yön bilet €10-€11)

Bileti Bergamo havalimanına aldığımızda şehre uzaklığımız yaklaşık 45 km. Pegasus, seferlerini bu havaalanına düzenliyor. Aslında Bergamo farklı bir şehir. Hatta buradaki havalimanının adı da Bergamo değil, Orio al Serio. Ancak Milano’ya yakınlığından dolayı sanki Milano’nun havalimanı gibi kullanılıyor ve adı da Bergamo olarak biliniyor. Otobüs burada en iyi seçenek. Starfly (Autostradale) firmasının araçlarına binerek şehir merkezine devam ediniz. 1 saat sonra varacağız. Madem dönüşümüz de aynı havaalanından, o zaman otobüs biletini gidiş-dönüş alarak kar ediyoruz (€9).

Linate havaalanına ise Türkiye’den direkt uçuş bulunmuyor. Aslında bu havalimanı şehir merkezine en yakın olanı (8 km). Neyse.

 

 

Bu kadar ulaşım bilgisinden sonra şehre bir bakalım. Evi (Airbnb) Navigli bölgesinde tutalım çünkü hem canlı hem de huzurlu bir yer. Milano şehrinin sadece moda ve fuarlardan ibaret olmadığını bize en net gösteren bölge. Büyük bir kanalın ikiye ayırdığı bu caddenin (Alzaia Naviglio Grande) sağında solunda çok sayıda restoranlar, kafeler ve dükkanlar var. Dükkanların konsepti genelde ikinci el eşya. Ayrıca her ayın son pazar günü kanal boyunca pazar kuruluyor. Antik eşyalar, tablolar, ikinci el kıyafetler… Denk gelirsek gezmesi keyifli.

Şehrin ‘’street art’’ bölgesi ise, yine yanı başımızda. Instagram’da yer açılsın. Navigli’de biraz dolananlar bu duvarları mutlaka keşfedecekler.

 

 

Karınlar acıktı. Restoranlar ağırlık olarak elbette Italyan ama belki buralarda çok iyi bir hamburger bizi bekliyordur. ”Tizzy’s N.Y. Bar&Grill” Kanal boyu uzanan uzun caddenin üzerinde İtalya’da aykırılık yapmak isteyenlere Amerikan konseptiyle hizmet veriyor. Ayrıca burada ”Brooklyn Brewery” birasını da yudumlayabiliriz. Her yerde bulunmuyor malum. Burger fiyatları €10-€14, bira ise €5.

Burger konusuna girmişken biraz daha öneri fena olmaz çünkü şehirde gerçekten lezzetli hamburgerciler var. ”Burger Wave” bunlara iyi bir örnek. Milano’da toplam 7 farklı lokasyonda şubesi olan Avustralyalı bir marka. Dükkanlarındaki konsept tamamen bu. Her yerde bayraklar ve surf tahtaları. Burger fiyatları burada daha uygun. (€4.90-€6.50) Patates kızartması ise €3. Navigli’de kalacaklar için en yakın şubesi ”Via Ascanio Sforza, 47” de.

 

 

”Hamerica’s”da yine enfes hamburgerler var. Amerikan rüyası menünün en özel lezzeti ise ”New York Burger” (€15). Aynı zamanda burada çok lezzetli tacolar da yapılıyor. Domuz severler ”Pulled Pork Tacos” deneyebilirler (€9.5). Mekanın adresi ”Corso di Porta Ticinese, 6” Navigli’ye 5 dakika yürüme mesafesinde.

Durmadan burger konuşuyoruz. Kahvaltıda ne yiyeceğiz? Hemen hamburgerlere daldık. Günün ilk öğünü için ilk önerim: ”Pavè”. Burada ”croissant” sanatı söz konusu. Çeşit çeşit. Tatlı ve tuzlu. Adresi ”Via Felice Casati, 27”. Hafta içi 08:00, hafta sonları ise yarım saat daha geç açılan mekanda, özellikle pazar günleri yer bulmak pek kolay değil. Önünde sıra olabiliyor. Pazartesi günleri ise kapalı. Croissant dışında cookie, salata ve sandviçleri de oldukça başarılı. Fiyatlara gelelim. Örneğin ”Pain au chocolat” €1.5. Croissant çeşitleri €4.5, kahveler ise €1-€2 arasında değişiyor. Fiyat/performans olarak son zamanlardaki favorimiz.

 

 

Başka bir sabah belki canımız Amerikan kahvaltısı çeker. O zaman tavsiye: ”California Bakery” Burada taze meyve suyu ve bagel en iyi tercihlerimizden biri olacak. Adresi ”Corso Garibaldi, 89” Yine Navigli’ye çok yakın. Burası aynı zamanda bir pancake cenneti. Farklı bir lezzet önerisi olarak; füme somonlu ve krem peynirli pancake (€12). Mekanın dekorasyonunda öne çıkan bir detay ise, tavanının tamamen hasır sepetlerle kaplı olması. Onlarca sepet tavana asılmış durumda. Restoranın leziz bir başka ürünü ise; kekleri. Ayrıca ”American Scone” da oldukça taze ve lezzetli (€3.5).

”Panino Giusto” ise 1979’dan beri muhteşem panini sandviçler yapan ve artık zincir olmuş bir restoran. Milano’da sık sık karşımıza çıkar çünkü 11 şubesi bulunuyor. Navigli’ye en yakın olanının adresi Piazza Ventiquattro Maggio, 4. Buradaki panini sandviçlerin fiyat ortalaması €7.5. Ayrıca yanında kızartma veya fırında patates isteyebilirsiniz. İkisi de çok üstün lezzetteler. Tiramisu da fena değil (€6). Geniş oturma masaları olan mekanda rahatlıkla yer bulunur. Akşamüstü yorgunluklarında atıştırma için ideal bir yer.

 

 

Bir akşam yemeğinde ”Nisida”ya gidebiliriz. Ne dersiniz? Navigli’ye yakın olmasa da biraz semtimizden uzaklaşmak iyi gelebilir. Değişiklikler bize yeni hikayeler bırakır. Aslında o kadar da süslü cümleler kurulacak bir yer değil ama pizzası %100 Italyan. Şefe tebrikler. Ancak pasta konusunda ise Italya standartlarına göre sıradan kalmışlar. Atmosfer anlamında keyifli vakit geçirebileceğimiz iki katlı bir restoran. Pastalar €12-€15 aralığında, pizzalar ortalama €8 civarında. Bu restoranın adresini elbet internetten bulursunuz ama bulunduğu bölge önemli. ”Isola bölgesi”, sokaklarında birçok pub bulunduran dinamik bir yer. İşte tam da bu yüzden Nisida için ”akşam yemeğinde gidebiliriz” dedim. Yemekten sonra biraz dolanabiliriz bu sokaklarda.

Italya’da olunca pizza yemediğimiz her an bir kayıp gibi geliyor. Akıllarda hep aynı düşünce ”açıksak da şöyle güzel bir pizza yesek”. Dilerseniz ”Pizzium”da yiyebiliriz. Adresimiz Via Procaccini, 30. Fiyatlar makul. Burada ”paket” seçeneğimiz de var.

 

 

Geldik her zamanki gibi en özel yemek önerisine. İşte burada cümleleri süsleyebiliriz. Akşam yemeğinde tercih etmemiz gereken bir abide: ”Rizzo Come A Casa”. Yemeğin tam ortasındayken ”burada neler oluyor?” diyorsunuz ve tam anlamıyla gurmeleşiyorsunuz. Öncelikle mekanın pastane ürünleri çok başarılı. Özellikle croissantlar ve turtalar harika. Fakat asıl mesele, makarnalarda (€12-€13). Baştan aşağı Italyan. Viva la pasta! Deniz ürünleriyle süslenmiş muhteşem tabaklar ve elde açılmış taze hamurlar. Midye buranın olmazsa olmazı. Kesinlikle önerilir. Son olarak hizmet kalitesini tebrik etmek gerek. Samimi ve kusursuz. Pişmanlığa yer yok.

İtalya dondurmasız geçmez. Navigli’de ”Rinomata Galeteria” çok meşhur. Boş yere de değil. Kırk farklı çeşit dondurma en geleneksel Italyan usulüyle yapılıyor. 3 topu €3. Saf mutluluk ucuzmuş.

 

 

Bu kadar yemek yeter. Çatlamak üzere olanlarla bir yürüyüşe çıkalım. Navigli’de kaldığımız için aslında Duomo Meydanı bize pek uzak değil. Yürüyerek 15 dakika sürüyor. Birisi Google Maps’i açsın da yolumuzu bulalım. Navigli’den çıktıktan sonra ”Corso di Porta Ticinese” yolu üzerinden ”Via Torino”ya bağlanarak yürüyüş yapabiliriz. Bu yollar üzerinde moda ve tasarım eşyalar için sevdiğimiz markaları ve konsept dükkanları göreceğiz. Sevdiğimiz markalardan ”Herschel Supply Co.” ve biraz daha ileride ”Carhartt WIP”nin birer mağazası var. Yol üzerindeki ”Design Republic” dükkanı da konsept eşyalar için bir galeri gibi. Özellikle ev dekorasyonu konusunda çok başarılı bir yer. Işıklı tasarım harflerden, renkli çizim tabaklara, İskandinav tasarımı aydınlatmalardan, eşsiz yastık kılıflarına kadar her şeye elimiz gidiyor. Bavulunuzdaki boş alanı hesaplamaya başlıyorsunuz. Mağaza hakkında detaylı bilgi için bir ara bu linke ziyaret yaparsınız.

Yine yolumuzun üzerinde bir başka kıyafet dükkanı var. İsmi ”Scout”. Casual kıyafetler arayanlar girsin içeri. Belki alırız bir şeyler ama dönüşte! Torba taşımayalım diye ne vazgeçişler yaşandı be. Lanet olsun.

 

 

Dükkanlara baka baka geldik Duomo Katedrali’nin bulunduğu Duomo meydanına. Burası oldukça geniş bir meydan. Katedral gerçekten heybetli. İçerisine girmek isteyenlerle sonra araşırız. Duomo yakınlarında, katedralin arka taraflarına doğru yürüyünce karşımıza önce ”Disney Store” sonra daha ileride iki katlı ”Lego Store” çıkıyor. Kendimizi kaybediyoruz. Bu iki store, bazı diğer büyük şehirlerde var ama biz her seferinde kendimizi kaybediyoruz.

Çocukluğumuzu bir kenara bırakarak gece dışarı çıkalım. Yoksa bize alkol vermezler. ”Rollover Milano” ne güzel bir mekansın öyle. Elektronik müzik, ferah ortam. İtişme yok, bardan içki alabilme süresi ortalama 7 dakika. Mekanın resmi Soundcloud hesabı burada.

 

 

Bir başka gece daha sert oynayalım. ”Tunnel” tam da bunun için. Ses sistemi ”Funktion One” ve ışıklandırması da iyi. İçeride duyacağımız genel türler; Techno, Trance, Tech House ve Deep House. Her gün farklı djler kabine geçiyor. Mekan hakkında detaylı bilgi için buraya alalım.

Çok ses olmasın, muhabbet edemiyoruz. Isola bölgesinde gece hayat var demiştik. Yemek sonrası içkilerimizi ”Frida” dan alabiliriz. Cuma ve cumartesi geceleri kalabalık. Oldukça sevimli ve sıcak bir atmosfer. Dışarıda veya içeride oturabiliriz. Adres: Via Antonio Pollaiuolo, 3.

Bira, sosis, patates, sohbet. Bu güzel dörtlü için açılmış bir mekan: ”Beer Show”. Burada adında da anlaşılacağı üzere bira şov var. Deneyelim. Mekanın atmosferi biraz fast food yeri gibi olmuş. Yol üzerindeyse uğranır. Çok kafaya takılmaz. Hot dog €5.

Nereden geldi bu bira merakı anlamadım ama ”The Wall”, İtalyanların da bira işinde var olduklarını söylüyor bize. Hem de rahat oturma alanı ve az gürültüsüyle. Yol üzerindeyse uğrayabiliriz buraya.

Teras görmeden şehri terketmek olmaz. Gömlekler bavuldan üzerimize fırladı. Milano’da güzel hava bizi ”Radio Rooftop”a götürür. Biralar €12, cin €16, vodka €16. Beyaz şarapların şişesi €30-€120 arası. Böyle bir işletme için fiyatlar gerçekten normal. Masada ”Aperol Spritz” ve hava açık. Şık bir gece için güneşi burada batıralım.

Leave a Reply